Tez Bitirme Yazısı : ÇOCUK UTANGAÇLIĞI V

ÇOCUK UTANGAÇLIĞI VE BENLİK SAYGISI

İnsanlarla iletişim kurabilme konusunda bir çok insan güçlük yaşamaktadır ve özellikle ergenlik dönemindeki çocuklarda bu sıkıntının daha fazla yaşandığı görülmektedir (Hamartaş ve Demirbaş,2009) .

Günümüzde çocukluk utangaçlığı üzerine birçok araştırma düzenlenmektedir  ve psikoloji alanında utangaçlık, az konuşan, sosyal yetenekleri olmayan ve zaman zaman da sosyal fobik olarak nitelendirilen bir kavram olarak düşünülmektedir (Crozier, 2001). Rubin ve arkadaşları (2009), utangaçlığın, yeni sosyal durumlardan korkma ve sosyal ortamlarda değerlendirildiğini hissettiğinde kişinin kendi üzerine yönelttiği dikkatinin artması ile karakterize olan bir kişilik özelliği olduğunu söylemektedirler. Utangaç çocuklar sosyal ilişkilerde bulunmaktan korktuklarından arzu ettikleri halde sosyal ortamlarda bulunmaktan kaçınırlar (Coplanvd, 2004). Çocuklukta ve ergenlikte utangaçlığın olumsuzadaptasyon, zayıf arkadaşlık ilişkileri ve düşük akademik başarı gibi olumsuz sonuçlara yol açtığı gözlenmiştir  (Rubin et al. 2009). Ayrıca utangaçlığın, içe dönük olmayan insanlarda, başkalarından kaçma eğilimini içerdiği söylenmektedir (Stein ve Walker, 2001). Utangaçlık problemi, kişilerin sosyal bir ortamda yer aldıklarında düşündüklerini söyleyebilmelerin kişilerde sıkıntıya yol açmaktadır ve bu sıkıntı bazı kişilerin fiziksel görüntülerine de yansıyarak bireylerde büyük ya da küçük oranda kaygı, yüz kızarması gibi fiziksel belirtiler görülmesine yol açmaktadır (Durmuş, 2007) .

 Utangaçlığın kişilerin sahip olduğu güzel bir özellik olduğu düşünülürken, günümüzde  bu görüş değişmiştir. Utangaçlığın, genel olarak kişiler arası ilişkilerde yaşanan aşırı sıkılganlıktan, benlik saygısının düşük olmasından ve reddedilme korkusundan kaynaklandığı ve  ortaya çıkan kişiler arası bir sorun olduğu savunulmaktadır (Carducci ,2000). Utangaçlık, kişinin yaşamını, iş ve toplumsal performansını olumsuz yönde etkileyen önemli bir sorun olarak değerlendirilmekte ve bireyin okul yaşamında başarısızlığa uğraması, iş hayatında yeteneklerini gösterememesi ve aile yaşamında bozulmalara yol açması utangaçlığın neden olduğu problemlerden bazılarıdır (Crozier,1995).  Buna paralel olarak benzer bir görüşe göre de utangaçlık, bireylerin eğitim yaşamında, meslek yaşamında, arkadaş ve aile yaşamında sorunlar yaşamasına yol açmaktadır ve birçok insan için temel ihtiyaçlarının önünde bir engel oluşturmaktadır (Yüksel, 2002).

Yüksel (2002), anne-baba ve çocuk etkileşiminin utangaçlığa yol açan etmenlerden biri olabileceğini söylemekte, ebeveyni tarafından sürekli azarlanmanın, aşırı korunup kollanmanın, inisiyatif kullanmasına izin verilmemesinin, yetersiz ya da beceriksiz olduğu kendilerine hissettirilmesini ileriki yaşlarında çocukların kişilik gelişimini olumsuz yönde etkileyerek onların, utangaç, çekingen, ürkek, kendi başlarına karar veremeyen, sosyal ilişkiler kurmakta zorluk çeken yetişkinlere dönüşeceğini belirtmektedir. Bu tarzdaki bir  yetiştiriliş tarzı  çocukların benlik saygısının da düşük olmasına yol açmaktadır.  Utangaç çocuklar, sosyal ilişkilerinde toplumdan kaçma,  başkalarıyla konuşmaktan ve insanlarla iletişim kurmaktan kaçınma gibi toplumsal problemler yaşamakta ve herhangi bir kişiyle konuşurken hata yapmaktan korkarak insanlardan uzaklaşmaktadırlar ( Yüksel, 2002).

Bu görüşü destekler şekilde, Crawfor ve Taylor (2001) da utangaçlığın nedenleri arasında aile yapısının önemli bir yerinin  olduğunu söylemektedir. Durmuş ( 2007),  ana-babanın  kendini ifade etmekte zorluk yaşamasının, çocuğun büyüyünce pasif bir insan olma olasılığını yükselteceğini,  aşırı eleştirici ana-babalara sahip çocuklarda ileriki yaşlarında  kendini mükemmel görememe ve iyi şeylere layık olmadığı düşüncesinin hakim olacağını  savunmaktadır.

Düzenlenen araştırma sonuçlarında, utangaç bireylerin, diğer bireylerden daha fazla yalnızlık yaşadığı ve daha düşük özsaygıya sahip olduğu bulgusu elde edilmiştir (Simith ve Betz, 2002; Jackson ve diğerleri, 2002; Walsh, 2002; Heiser ve diğerleri 2003; Yüksel, 2003; Netro ve Mullet, 2004).  Utangaç kişiler, yalnızlık problemiyle karşılaştıkları ve düşük özsaygıya sahip oldukları için arkadaşlık ilişkileri kurmada yetersiz kalmakta ve bu da onların toplumsal sorunlar yaşamalarına yol açmaktadır. Kuzgun ( 2002) de bu görüşleri destekler şekilde, benlik saygısı yüksek olan bireylerin sosyal ilişkilerinde daha girişimci, daha güvenli ve daha atak olduklarını belirtmektedir.

Özsaygı ile utangaçlık arasında döngüsel bir ilişki vardır. Lawrence ve Bennett (1992) , düzenledikleri araştırmada, özsaygı ile utangaçlık arasında anlamlı, ancak negatif yönde bir ilişki olduğunu bulmuşlardır ve  araştırma sonuçları incelendiğinde, düşük özsaygı düzeyine sahip olan bireylerde utangaçlık düzeyinin yüksek olduğu, yüksek özsaygı düzeyine sahip olan bireylerde ise utangaçlık düzeyinin düşük olduğu görülmüştür. B görüşe paralel olarak Gökçe (2002) de utangaçlığın en önemli yordayıcısının özsaygı olduğunu belirtmiştir.

 Kendine güvenme ve  kendini yeterli şekilde ifade edebilme gibi yüksek benlik saygısına sahip olan bireylerde görülen özellikler, bireylerin yaşamlarının bir çok bölümünde ihtiyaç duyacakları özellikler olarak kabul edilmektedirler ve bu özelliklere sahip olmanın bireylerin iş başvurularında yapacakları mülakatlarda, iş seminerlerinde ya da okulda hazırladıkları ödevi sunmaları gibi hayatlarının bir çok alanında kişilere yardımcı olacağı savunulmaktadır (Yüksel,2002).  Ancak, utangaç bireyler bu özelliklerin tam tersi niteliklere sahip olduklarından mesleki gelişimleri gibi bir çok alanda zorluk çekmektedirler (Arens, 2000); çünkü utangaç bireylerin yeni ya da gergin bir ortama alışma süreleri oldukça uzundur ve özellikle, stresle baş etme konusunda zayıf kalmaktadırlar (Carducci, 2000).

Yapılan araştırma bulguları incelendiğinde, utangaçlığın yalnızlık (Mounts, Valentiner, Anderson ve Boswell, 2006; Yüksel, 2002), depresyon (Murberg, 2009; Nelson ve ark., 2008; Schmidt ve Fox, 1995), benlik saygısı (Koydemir, 2006; Schmidt ve Fox, 1995; Yüksel, 2002; Zhao, Kong ve Wang, 2012), madde kullanımı (Nelson ve ark., 2008; Santesso, Schmidt ve Fox, 2004), mizah tarzları (Fitts, Sebby ve Zlokovich, 2009; Hampes, 2006; Zhao, Kong ve Wang, 2012), akademik başarı (Yüksel, 2002), romantik ilişki kalitesi (Rowsell ve Coplan, 2013) gibi değişkenlerle ilişkili olduğu gözlenmiştir.  Utangaç kişiler kendileriyle ilgili endişe yaşamakta ve kendileri hakkında olumsuz düşünceler geliştirmekte, sosyal ortamlardaki hoşnutsuzluğu abartmakta ve başkalarının göstermiş olduğu olumsuz tepkilerden kolaylıkla etkilenmektedirler ve bu nedenle kendileriyle ilgili olumsuz yargılara sahip olmak utangaç bireylerin düşük özsaygı geliştirmesine neden olmaktadır (Yüksel, 2002). 

Benlik saygısı, kişinin kendine karşı pozitif veya negatif tavrı olarak tanımlanmaktadır ve kişinin kendini değerlendirmedeki  tutumu olumlu ise benlik saygısının  yüksek, olumsuz ise benlik saygısının  düşük olmakolduğu söylenmektedir (Hamarta, Arslan, Saygın ve Özyeşil, 2009). Utangaç bireyler  alacakları geri bildirimler konusunda çok hassastırlar ve olumsuz geribildirimleri doğru algılayarak doğru olduklarını hemen kabul etmekte, ancak olumlu geribildirimleri ise tam tersine  yok sayarak kendilerini rahatsız hissetmektedirler  (Yüksel, 2002). Utangaç bireyler, dış görünüşleri, başka insanların onlar hakkındaki düşünceleri ve başka insanların onlardan hoşlanıp hoşlanmadıkları konularında endişe yaşamaktadırlar ve bu kaygıları yanlış şeyler söylemekten korkarak susmalarına, diğer insanların kendi fikirlerine dikkat etmeyeceklerini ve önem vermeyeceklerini düşünmelerine yol açmaktadır (Gard, 2000). Bu özelliklerin düşük benlik saygısına sahip olduklarını gösterdiği düşünülebilir; çünkü benlik saygısı yüksek olan bireyler başkalarının fikirlerinden çok kendi fikirlerine odaklanırlar ve kendi fikirlerini açıkça ifade etmekten korkmazlar, kendilerine güvenleri yüksek olduğundan beğenilmeme korkuları daha azdır denilebilir.

Yüksel (2002) tarafından düzenlenen çalışmalarda, utangaç bireylerde kendini suçlama,  yüksek kendilik farkındalığının ve olumsuz değerlendirilme korkusunun olduğu bulunmuştur ve bireyin sık sık kendini suçlamasının ve kendisine yönelik olumsuz algısının bireyin kendisini olumsuz değerlendirmesine  neden olduğu görülmüştür.  Bu davranış ve düşünceler, bireyin düşük benlik saygısı geliştirmesine ve öz saygısının azalmasına yol açabilir. 

Utangaç kişilik yapısına sahip bireyler düşük özsaygıya sahip olduklarından kendilerini  rahatsız hissedecekleri  ortamlarda bulunmaktan kaçınırlar (Yüksel,2002). Ayrıca, utangaç yapıları çocukların sosyal ilişkilerinde başarısızlık yaşayarak düşük özsaygılarını devam ettirmelerine yol açacaktır ( Yüksel, 2002).

 

 

  KAYNAKÇA

Arends, T. (2000). Understanding Shyness. Araneum Nostrum Panic/ Anxiety Ring. (http:// members.aol.com/cybernettr/shyness.html#anchord 131942].

Asendorpf, J. (1 991). Development of inhibited children’s coping with unfamiliarity. Child Development, 62, 1460-1474.

Carducci, J. B. (2000). Shyness: The New Solution. Psychology Today, 33 (1), 38-46

Carducci, J. B ve Zimbardo, G.F. (1995) Are You Shy? Psychology Today, 28 (6), 34- 46.

Cheek, J. M., & Briggs, S. R. (1990). Shyness as a personality trait. Shyness and embarrassment: Perspectives from social psychology, 315-337.

Cheek, J. M., & Melchior, L. A. (1990). Shyness and anxious self-preoccupation during a social interaction. Journal of Social Behaviour and Personality, 5, 117-130.

Crawford, L&Taylor, L (2001). Çekingenlik. (Çeviri: Murat Sağlam). İstanbul: Alfa Yayınevi.

Crozier, W. (1995). Shyness and self‐esteem in middle childhood. British Journal of Educational Psychology, 65(1), 85-95.

DURMUŞ, E. (2007). The Perceptions of Shy and Non-Shy Students. Ankara University, Journal of Faculty of Educational Sciences, 40(1), 243-268.

Gard, C. (2000). How To Overcome Shyness. Current Health, 2, 27 (1), 28-30

Henderson, L ve Zimbardo, F.G. (1998). Syness. Encyclopedia of Mental Health . San Diego: Academic Press

Hyson, C.M ve Trieste, K.V. (1987). The Shy Child.  ARC Professional Services Group (ERİC Processing and Reference Facility). ED: 295741

Jones, W. H., Briggs, S. R., & Smith, T. G. (1986). Shyness: conceptualization and measurement. Journal of Personality and Social Psychology, 51(3), 629.

Kemple, M. K. (1995). Shyness and Self-Esteem in Early Childhood.  Journal of Humanistic Counseling, Education ve Development, 33 (4) 173-183.

Page, M. R. (1989). Shyness as a Risk Factor for Adolescent Substance Use.  Journal of School Health, 59, 432-435.

Rubin, K. H. & Asendorpf, J. (Eds) (1993). Social Withdrawal, Inhibition, and Shyness in Childhood. Hove, East Sussex: Lawrence Erlbaum.

Yüksel, G. (2002). Üniversite öğrencilerinin utangaçlık düzeylerini etkileyen faktörler. GÜ Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 22(3), 37-57.

Zimbardo. P. G. Shyness: Whatit is, and what ro do about it. Reading, MA: Addison-Wesley, 1977.


Son Eklenen İçerikler