Sermaye Hareketlilik Tezi

Sermaye Hareketliliği, Feldstein-Horioka Paradoksu, Sermaye Akışkanlığı, Finansal Bütünleşme, Reel Faiz Paritesi, Doğrusal Olmayan Zaman Serileri, Panel Veri.

1970’li yıllardan bu yana dünya ekonomisinde gözle görülür değişikliklerden birisi de, finansal sermaye hareketlerindeki kısıtlamaların kaldırılmasına paralel olarak gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler arasındaki bütünleşme derecesindeki ve sermaye akımlarının miktarındaki artıştır. Giderek yaygınlaşan bir uygulama olan finansal piyasalardaki düzenlemelerin kaldırılmasına paralel olarak uluslararası finansal piyasaların birbiriyle bağlantısı giderek artmıştır. Bu tez çalışmasının ana amacı, politika yapıcılar ve uluslararası yatırımcılar açısından önemli bilgiler sunması nedeniyle seçilmiş OECD üyesi ve diğer ülkeler için sermaye hareketliliği ve finansal piyasaların bütünleşme derecesini incelemektir. Bu amaçla, ilk aşamada 1960-2008 döneminde sermaye hareketliliğinin derecesini incelemek maksadıyla Feldstein-Horioka ve Jansen hata düzeltme modelini güncel zaman serileri ve panel veri yöntemleri ile tahmin edilmiştir. Bireysel zaman verilerine dayalı analizler birçok ülkede ve de bir bütün olarak bütün ülke grubunda yatırım ve tasarrufların eşbütünleşik olmadığını dolayısıyla yüksek bir sermaye akışkanlığına işaret etmektedir. Ayrıca, literatürde yatırım ve tasarruf ilişkisini etkilediği öne sürülen bazı kontrol değişkenleri (dışa açıklık, nüfus bağımlılık oranı, kişi başına gelir, ülke büyüklüğü ve cari denge v.s.) kullanılarak panel eşik regresyon analizleri yapılmıştır. İkinci aşamada, Reel Faiz Paritesi (RIP)’nden sapmalar finansal piyasaların bütünleşme derecesiyle ilgili bir gösterge olduğundan, uluslararası finansın köşe taşlarından birisi konumunda olan ve Güvencesiz Faiz Paritesi (UIP) ile Satın Alma Gücü Paritesi (PPP)’ni kapsayan Reel Faiz Paritesi (RIP) koşulu 1974:Q1–2008:Q4 döneminde seçilmiş ülkeler için ampirik olarak sınamaya tabi tutulmuştur. Bu amaçla analizlerde, geleneksel birim kök testleriyle yapısal değişime olanak veren birim kök sınamalarının yanı sıra doğrusal olmayan birim kök sınamaları da kullanılmıştır. RIP geçerliliğini yapısal değişime olanak tanıyan doğrusal ve doğrusal olmayan birim kök testleri çerçevesinde ele almak çalışmamızın önemli bir yönünü oluşturacaktır. Analiz sonuçları özellikle doğrusal olmayan birim kök testleri kullanıldığında analize konu ülkelerde yüksek bir piyasa entegrasyonu olduğu yönündedir. 

Son Eklenen İçerikler