Ortak Tarım Politikası Tezi

Avrupa Birliği, Ortak Tarım Politikası, Polonya, Yakınsama, Toplam Faktör Verimliliği

Türkiye’nin 1959 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) ortaklık başvurusu ve 1963 yılında imzalanan Ankara Antlaşmasıyla başlayan Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik süreci, 1999 yılında Helsinki’de gerçekleştirilen Avrupa Konseyi Zirve Toplantısında, Türkiye’nin diğer ülkelere uygulananlar ile aynı kriterler temelinde resmi olarak aday ülke olarak kabul edilmesi ve 2005 yılında müzakere sürecinin başlamasıyla, ilişkiler önemli bir noktaya gelmiştir. Müzakereye konu olan AB müktesebatı 35 başlık altında yer almakla birlikte, bu başlıklardan tarım ve kırsal kalkınma, Türk tarımının ekonomik büyüklüğü ve konumu açısından önemli bir yeri bulunmaktadır.

Bu çalışmada ilk önce Avrupa Birliği’nin ilk ortak politikası olan Ortak Tarım Politikası (OTP)’nın yapısı, işleyişi ve zaman sürecindeki gelişimi incelenmiştir. OTP, dinamik bir yapıya sahip olup zaman sürecinde değişikliklere uğramıştır. OTP, gerek AB üyesi ülkeler, gerekse adaylık sürecindeki ülkelerin tarım politikaları üzerinde etkisi olmuştur. 25 ülkeyi kapsayan yakınsama analizinde, ülkelerin kişi başı tarımsal gelirlerinde yakınsamanın olduğu sonucu bulunmuştur. Bu yakınsamanın oluşmasında, verimlilik artışının bir etkisi olup olmadığı çalışmanın diğer bir uygulama alanını oluşturmuştur. Analize konu olan ülkeler, eski ve yeni üye ülkeler olarak iki kısma ayrılarak, AB müzakere sürecindeki Türkiye için çıkarsamaların elde edilmesi amaçlanmıştır. Son olarak da, tarım sektörünün büyüklüğü ve yapısal sorunları benzer bir ülke olan Polonya’nın AB sürecindeki tarım sektörü ile ilgili gelişmeleri incelenmiştir. Türk tarımı, gerek büyüklük, gerekse kendine özgü özellikleri ile AB üyesi ülkelerden oldukça farklı bir konumda olabilir, fakat müzakere sürecinde benzer tarımsal yapıya sahip ülke incelemelerinin önemli çıkarsamaları da beraberinde getirmesi beklenebilir. Polonya sahip olduğu tarım sektörünün büyüklüğü, tarım işgücü sayısı , ortalama tarımsal işletmenin AB ortalamasının altında olması, ve bu özellikleri ile müzakere sürecindeki uygulamalarıyla, müzakere sürecindeki Türkiye için önemli çıkarsamalar beklenebilir.

Son Eklenen İçerikler